KETON NEDİR VE NASIL ÜRETİLİR?
Ketonlar, karaciğerdeki mitokondriler tarafından besinlerden ve/veya depolanmış yağlardan üretilen, suya çözünen enerji molekülleridir. Glikoza alternatif kullanılan ama çıktısı ve faydası çok farklı bir yakıt kaynağıdır.
Ketonların Üretim Mekanizması şöyledir: Gıdalarla aldığımız karbonhidrat ve şekeri sınırlandırdığımızda kan insülin seviyemiz düşer ve pankreas glukagon hormonu salgılamaya başlar. Glukagon yağ dokusundaki yağların çözünerek kana karıştırılmasını sağlar. Ancak bu yağ asitleri bazı organlar tarafından (örneğin beyin) direk kullanılamaz. Gerekli ve kullanılabilecek yakıt ihtiyacı için karaciğer devreye girer, keton cisimcikleri üretir. Keton cisimcikleri bu bahsettiğimiz yağ asitlerinin karaciğerde daha küçük parçalara bölünmesiyle oluşmaya başlar. Oluşan keton cisimcikleri de kana salınır ve vücudun özellikle beynin birincil yakıt kaynağı olarak kullanılır.
Ketonlar suda çözünür oldukları için kan dolaşımında taşıyıcı proteinlere ihtiyaç duymazlar ve hücre zarlarından, hatta kan-beyin bariyerinden bile kolayca geçerler.
Keton üretimi aslında gıdanın az olduğu veya karbonhidrat alımının düşürüldüğü dönemlerde vücudun ve beynin hayatta kalması için kritik bir biyolojik adaptasyondur.
KETON OLUŞUM SÜRECİ
Kişiye göre değişmekle birlikte ortalama 3 haftalık bir süre zarfında sistem adapte olur.
Bu geçen adaptasyon sürecinde keton oluşumu basitçe şöyle işler; aseton akciğerler vasıtasıyla nefese karışır ve bazı kişilerde aç kalınca oluşan ağız kokusuna benzer bir koku ve/veya ağız kuruluğu olabilir ancak bu durum geçicidir. Ketojenik beslenmeye devam ettiğimiz takdirde ortaya ikinci olarak aseto-asetat yani idrarda görünen keton çıkar. Başlangıçtaki iki hafta süresince idrarda görülebilir, idrar rengini koyu gösterir ve hafif bir koku oluşturabilir. Ve elbette bu da geçicidir ilaveten herkeste de olmaz bu bahsettiğim kokular ve etkiler. 3.-4. Haftaya gelindiğinde ise artık idrarda ölçülemeyecek kadar az seviyeye düşer neden çünkü idrarla atılır. Ketojenik beslenme kesilmeden devam ettirilirse artık beta hidroksi bütürat yani en mühim keton cisimcikleri kanda görülmeye başlar ve tüm ketonumuzun %80 ini oluştururlar.
Aseton nefesle birlikte dışarı verilen, Aseto asetat idrarla atilan, Beta-hidroksi bütürat (BHB), sayica en fazla olan, kanda dolasan ve enerji için kullanilan.
KETON ÖLÇÜM ŞEKİLLERİ
3 farklı yolla ölçülebilir. Nefes, idrar ve kan. Nefes ve idrar bir fikir verebilmekle birlikte sonucu garanti değiltir. Ketozise girilip girilmediğini gösteren en garanti yöntem kan keton ölçümüdür.
Nefes ketonu, nefez analizörü denilen bir cihazla ölçülür. İçine üflenir ve cihaz nefesteki havayı kullanarak sonucu gösterir.
İdrar testinde idrar test şeritleri vardır. Bu şeritler idrar ile ıslatılarak paket üzerindeki renk skalasından keton oranı hakkında fikir sahibi olunabilir.
Kan testi Beta-hidroksi butirat seviyelerini ölçer. Kan glikoz seviyelerini ölçen cihazlar gibidir. Sadece şeritleri farklıdır. Kan glikoz şeridi gibi, keton ölçüm şeridi olarak satılır. Genelde bu cihazlar ikisini de ölçebiliyor aslında yerleştirdiğiniz şeride göre sonucu veriyor. Keton ölçümüyle birlikte kan glikozu da ölçerek tam kontrollü gitmek istiyorum diyenler için idealdir. Sadece ketonu ölçenler de mevcuttur.
KETON NE ZAMAN ÖLÇÜLÜR?
Başlangıçta ketonları yakından takip etmek önemlidir. Bu, yağ yakımına ne zaman geçildiğini belirlemeye ve ne kadar karbonhidrat tüketildiğinde bu durumda kalınabileceğine dair kişisel sınırı ayarlamaya yardımcı olur. Kan keton seviyesi 0.5 mmol/L ile 3.0 mmol/L arasında ise yağ yakımına geçildiği anlaşılır, yani ketozisteyim denilebilir. Sabah aç karnına kanda ölçülen keton seviyesi en sağlıklı sonuçtur. Öğün yedikten sonra ölçerseniz de yediğiniz besinin keton seviyelerinizi ne kadar etkilediği hakkında fikir sahibi olursunuz.
Bununla birlikte karbonhidrat eşiğinizi belirlemek için ölçüm faydalıdır. Kaç grama kadar karbonhidrat tüketirsek hala keton üretimi devam eder bu bilgiye sahip olmak limitimizi bilmek açısından fayda sağlar.
Beslenme düzeninde değişiklik yaptığınızda, 2-3 hafta arayla kontrol sağlamak istediğinizde, tatil, stres, rutin dışı gıda tüketimi gibi durumlarda ölçülebilir.