KETOJENİK BESLENME NEDİR?
Ketojenik beslenme 1920’li yıllardan itibaren ilaca dirençli epilepsi hastası çocuklarda kullanılan, yüksek yağlı ve düşük karbonhidratlı tedavilerdir. İlacın faydasız kaldığı noktada ketojenik beslenme bir tedavi olarak uygulanmıştır.
Uyguluma alanının başında epilepsi tedavisi gelmektedir. National Libary of Medicine verilerine göre, Kolombiya Medellin de bir hastanede 7 dirençli epilepsi hastası var. Bu 7 vaka yeni doğan ve 4 aydan küçük bebeklerden oluşuyor. 7 bebekten 6 sında doğumun 1. Gününde diğerinde ise doğumun 45. Gününde ilk epilepsi semptomu görülüyor. Ortalamaya bakıldığında ketojenik beslenmeye doğumun 24. Günü başlatılıyorlar. Ketojenik mama türü, emzirme uygulama yolu, kan ketonları şeklinde kontrollü ilerliyorlar. Sonuç; bir ay bitiminde 5 bebekte semptomlarda %50 azalma görülüyor, diğer 2 bebekte ise nöbetler %100 kontrol altına alınıyor.
Zaman içinde tip 2 diyabet, nörolojik ve hatta kronik başka rahatsızlara da yaptığı katkılar ve kilo kaybında tüm diğer diyetlere nazaran performansı sayesinde git gide yayılıyor ketojenik beslenme. Günümüzde ise birçok kişi hala kilo verme maksatlı ilk olarak keto ile tanışsa da uzun vadede amaç sağlıklı bir yaşam hedeflemek oluyor.
Ketojenik beslenme ile oluşturulan ketonlar, vücudun ve özellikle beynin glikoza alternatif olarak kullanabildiği önemli enerji molekülleridir. Karbonhidrat kısıtlaması veya açlık durumunda devreye giren keton üretimi, vücudun hayatta kalması için kritik bir adaptasyondur. Ketozis, vücudun yakıt olarak yağları kullanmaya başladığı durumu ifade ederken, ketojenik beslenme bu durumu sürdürmek için tasarlanmış, sınırlı karbonhidrat ve yüksek yağ içeren bir beslenme türü yaklaşımıdır. Bu beslenme şeklinde insülin seviyelerinin düşük tutulması esastır.
KETOJENİK BESLENME NASIL YAPILIR?
Günlük tüketilecek olan gıda miktarındaki içeriğin dağılımı %70 yağ, %25 protein ve %5 karbonhidrat şeklinde organize edilir. Yağlar; tereyağı, sade yağ, Hindistan cevizi yağı, sızma zeytin yağı, MCT yağı, kuyruk yağı, avokado vb. sağlıklı yağlardır. %25 protein hayvansal proteinlerden, et, süt, balık, yumurta, deniz ürünleri vb. ayrıca çiğ badem, ceviz, fındık, ve/veya yağlı peynirlerden temin edilir. Kalan %5 karbonhidrat oranı ise günlük 20-30 gramı geçmeyecek şekilde sadece sağlıklı karbonhidratlardan temin edilir. Sağlıklı karbonhidrat, işlenmemiş, işlemden geçmemiş, besinlerin içinde bulanan doğal karbonhidratlardır. Tüm sebzelerde farklı miktarlarda karbonhidrat vardır.
Ketojenik beslenmede ara öğün yoktur. Kişi gerçek anlamda kendini aç hissettiğinde yukarıdaki oranlar doğrultusunda doyurucu bir öğün hazırlayarak doyana kadar besin tüketir. Bir sonraki acıkma zamanında yine bir ana öğün yenmesi gerekir.
Bir tane fındık bile kan şekerini ve insüline tetiklediği için, öğün aralarında sık sık insülini yükseltmemek üzerine kurulu bir sistemdir.
Aralıklı oruç (16:8) (18:6) ve günde tek öğün sistemi ile birleştirildiğinde çok daha efektif, hızlı ve sağlıklı sonuçlar alınabilmektedir.
KETOJENİK BESLENME YÜKSEK YAĞLI BİR DİYET MİDİR?
Ketojenik beslenme yüksek yağlı bir diyet değildir. Yüksek yağlı diyetlerde karbonhidrat tüketimi kısıtı ketoda olduğu gibi yapılmaz. Bu sebepledir ki karbonhidratlar sebebiyle insülinin yükseltici etkisinden kurtulmak yüksek yağlı diyetlerde mümkün değildir.
Ancak ketojenik beslenmede yüksek yağ alımı ile birlikte aynı zamanda limitli karbonhidrat tüketimi vardır. İkisinin metabolik etkisi başkadır. Birinde insülin tetiklenir diğerinde o kadar tetiklenmez.